-sessiz bir köşedeki bir restoran masasındaki rezerve işareti gibi, o özel yeri şimamoto'ya ayırmıştım.
- peki ne var orada, güneşin batısında?
bilmiyorum. belki hiçbir şey. veya bir şeyler. en azından sınırın güneyindekinden farklı bir şey.
- kendi etrafına benim inşa edebileceğimden çok daha büyük bir savunmak duvarı örmüştü.
- gülüşü, sorun yok der gibiydi.
- arzularım şüphelerime üstün gelmişti.
- kimin, ne zaman geri döneceğini bilemezsin.
- izumi daima bana, uzanıp keyfinize baktığınız bir pazar sabahı hissini vermişti.
- yine de hiçbir şey yaratamamanın ne kadar boş hissettirdiğini bilemezsin.
- deja vu'nun tersi bir duygu. etrafımdakileri daha önce de gördüğümü değil, ileride göreceğime dair bir önsezi.
- hayatın akışında ufacık bir kayma olsaydı şuanda bedeni kollarımın arasında olmayacaktı.
- tıpkı insanlarda olduğu gibi, barlarında yalnız kalma ve değişme zamanları vardır.
- belli bir şekilde algıladığımız olaylar ne dereceye kadar göründükleri gibidir ve bu olaylar ne dereceye kadar biz onları öyle adlandırdığımız için öyledir, bilmek mümkün değildir.
- ' korkuyorum' dedi. 'bu aralar kendimi kabuksuz bir salyangoz gibi hissediyorum.'
21 haziran 2016
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder