Sayfalar

Körlük - Jose Saramago

- Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et.  (nasihatler kitabı )

- Bir sürü aptalın saldırısına uğrayan, daha fazlasının da yok saydığı ahlaki vicdan, var olan ve daima var olmuş bir şeydir, yoksa ruh denen şeyin bulanık bir fikirden öte olmadığı Dördüncü Zaman filozoflarının icadı değildir. Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi. bu genel olguya bir de basit zihinlerde işlenen suçun yol açtığı pişmanlığa çoğu zaman kadim korkular da eklenince, bunun sonucunda, suçlunun işlediği suçun cezası, öyle böyle demeden, hak ettiğinin iki katı olur. dolayısıyla, bu durumda, arabayı çalmak için motoru çalıştırdığı anda hırsıza korkuların hangi bölümünün ve vicdan azabının hangi bölümünün acı çektirdiğini bilmek mümkün olmaz.

- Yani, duruma basit yanından bakarsak, bu kadını fahişe adı verilen kategoriye sokabiliriz, ancak burada tasvir edilen dönemin toplumsal ilişkiler ağının karmaşıklığı, bu ilişkiler ister gündüz, ister gece ilişkileri, ister dikey, ister yatay ilişkiler olsun, kesin, mutlak yargılara varma yönündeki herhangi bir eğilimi ılımlılaştırmayı öğütlerken, biz kendimizi abartılı bir şekilde yeterli görmemizi sağlayan bu kötü alışkanlıktan kurtulmayı belki de hiç başaramayız.

- Elbetti körlerin çoğu ayaklar altında kaldı, itilip kakıldı, dayak yedi, paniğin sonucudur, doğal bir etkidir, deyim yerindeyse, hayvan doğası böyledir, aslında kökleriyle toprağa sıkı sıkı bağlı olmasalar bitkiler de aynı şekilde davranırdı, ormandaki ağaçların yangından kaçtığını görmek ne güzel olurdu.


mezuniyet, temmuz 2019


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder